RSS - wie funktioniert das? News mit RSS abonnieren

krisis

Beiträge zur Kritik der Warengesellschaft

Türkçe

31.12.2005 Beitrag drucken

Kapitalizm’i aşmak için Marksizmden ne kadar yararlanabiliriz?

Moishe Postone

Salih Selcuk (Yarin, Subat 2005)

18’inci yüzyıldaki Endüstri devrimi öncesinde atmosferde bulunan karbondioksit miktarının iki katına çıkması halinde dünya ikliminde oluşacak değişiklikleri belirlemek için Oxford Üniversitesi önderliğinde yürütülen, 150 ülkeden toplam 95 bin gönüllünün bilgisayarlarıyla katıldığı ‘climateprediction.net’ adlı proje sonucunda elde edilen verileri değerlendiren uzmanlar, dünya sıcaklığının önümüzdeki yüz yıl içinde, bazı uzmanlara göre de en geç 2050’de 11 derece kadar artacağını öngörüyor. Uzmanlar, böylesi bir sıcaklık artışı nedeniyle, kuzey ve güney kutuplarındaki buzulların, beklenenden çok daha hızlı eriyeceğini tahmin ediyor ve okyanusların su seviyesinin 6 metreden fazla yükseleceğini belirtiyorlar. Projenin yöneticileri, dünyanın bazı bölgelerinde sıcaklığın 20 derece kadar artabileceğini vurguluyorlar. (1) Bu da, tahmin edilen çevresel kıyametin, belirginleşeceğini ve ‘geri dönülemez noktanın’ 10 yıl sonra geçileceğini gösteriyor. (2) Medyada duruma çözüm babından ima yoluyla çekine çekine önerilen şeyler, ‘Yaşam tarzımızı değiştirmemiz gerekiyor’ ve ‘Fosil yakıtları yerine dönüştürülebilir enerji kullanalım’ gibi günlük yumurtalar. Hatta birisi, “Jeep’imi satacağım” bile dedi! Daha iyisi, o cipini alıp biryerine parketmesi.

Weiterlesen »

31.12.2005 Beitrag drucken

MOISHE POSTONE ile Kapitalizmin Güncel Eleştirel Teorisi

SÖYLEŞİ / MOISHE POSTONE ile

English versionΕλληνική εκδοχή

SÖYLEŞİ: SALİH SELÇUK

salihselcuk AT hotmail.com

Siz, Marx’ın ekonomi-politik eleştirisinin temel kategorilerini yeniden formüle ediyorsunuz. Bugünün reel kapitalist toplumunu açıklarken geleneksel Marksizm, sizce hangi konularda yetersiz kalıyor?

Marx’ın ekonomi-politik eleştirisinin ana kategorilerini benim yeniden formüle edişim, kısmen, 1973’ten sonraki devasa küresel siyasi değişimlerin etkisiyle oldu. Geriye baktığımızda, erken 21. y.y. bakış açısından daha açıkça görüyoruz ki, kapitalizm bir seri farklı tarihi biçim içinde varolmuştur – örneğin 19. y.y. liberal kapitalizm, 20.y.y. devlet merkezli “Fordist” kapitalizm ve şimdi, neo-liberal global kapitalizm. Bu gösterir ki, kapitalizm tarihi düz çizgisel bir gelişim olarak algılanamaz. Bundan da önemlisi, görülüyor ki, kapitalizmin en temel özellikleri bu özgün tarihi şekilleri ile tamamen özdeşleştirilemez.

Weiterlesen »

31.12.2005 Beitrag drucken

Kapitalizmin kurguladığı etnik/kültürel kimlikler ve onların yıkıcı etkilerinin aşılması üzerine

portugiesische Version

deutsche Version

englische Version

spanische Version

Norbert Trenkle ile

Söylesi: Salih Selcuk (Yarin, Subat 2005)

Kültürcü doktrinler; mesela Huntington, Bin Laden, mikromilliyetçilik (Türkiye’de örneğin; alt/üst kimlikçilik, neo-antisemitizm, antisabetayizm vd.) hâlâ rağbet görüyorlar. Buna rağmen, dünyayı ekonomi-politik açıdan değerlendirenlerin sesi her geçen gün daha gür çıkıyor. Sizce kültüralizm miyadını doldurdu mu?

Weiterlesen »

31.12.2003 Beitrag drucken

Robert Kurz ve Norbert Trenkle’ye ahıret soruları

Robert Kurz ve Norbert Trenkle ile ABD’nin ve Reel Kapitalizm’in olmayan geleceği ve Batılı sol klişeler üzerine ufuk turu

Sorular ve Yanıtları: Irak’ın işgaliyle birlikte ABD’nin uluslararası meşruiyete boşveren fütursuz tavrı, dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Türkiye’de gerçek bir tehdit olarak algılanıyor. Bu arada Irak’taki direniş, Amerikalıların başını dayanma sınırlarını zorlayacak şekilde ağrıtmaya başladı. Gerçi Amerikan ordusu koca bir dev ve dünyadaki tek tek bütün devletlerin ya da aralarında ittifak kurabilecek birkaç devletin milli ordusuna karşı, -Clausewitz’in çizdiği çerçeve dahilinde- savaşabilecek güçte; ama Iraklıların kanıtladığı gibi, bu dünyada savaşlar yalnız ulusal ordularla ve eski çerçeveler içinde yapılmıyor. Savaşacak güçte ve yetkinlikte olanlar artık yalnız milli ordular değil. Ne dersiniz, Amerikan ordusu gerçekten de yenilmez bir güç mü?

Weiterlesen »